At Kestanesi Nasıl Kullanılır?

At kestanesi Latince adıyla Aesculus Hippocastanum, Sapindaceae ailesi üyesi çiçekli bir bitki türüdür. At kestanesi ağacı, yaklaşık 39 metre uzunluğuna kadar çıkabilen büyük bir ağaçtır. Yaşlı ağaçlarda dallar genellikle kıvrılır ve uçları sarkık bir halde olur. Yapraklar genellikle geniş ve 13–20 cm uzunluğunda olmaktadır. Çiçekler genellikle yaprakların kökünde sarı, pembe lekeli ve beyazdır, her salkımda yaklaşık 20–50 çiçek bulunur ve salkımlar ilkbaharda oluşur. Genellikle her bir salkımda sadece 1–5 meyve gelişir; meyve at kestanesi olarak adlandırılan bir (nadiren iki veya üç) somun benzeri tohum içeren yeşil, dikenli kapsüllerdir.

At kestanesi adının kökeni eski dönemlere dayanmaktadır. Eskiden bu ağacın meyvelerinin atların nefes almalarına yardımcı olduğu düşünülmekteydi. Bu tür bir kullanım alanı olduğundan ve kestaneye benzerliğinden dolayı bu ismi almıştır.

At kestanesi, Pindus Dağları ormanları ve Güney Doğu Avrupa’nın Balkan karma ormanlarında küçük bir bölgeye özgüdür. Bununla birlikte, Avrupa’nın birçok bölgesinde, özellikle de İsveç’te Gastrikland’ta, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’daki birçok parkta ve bahçede kolayca rastlanabilen bir türdür. At kestanesi çiçeği, Ukrayna’nın başkenti Kiev şehrinin simgesidir.

At kestanesi Faydaları

At kestanesi yararları hakkında birçok bilimsel ve klinik çalışma sonucunda elde edilen bulgular olsa da, Türk Gıda Kodeksi Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği kapsamında herhangi bir açıklama olmaması sebebi ile at kestanesinin faydalarından bahsetmek mümkün değildir.

At Kestanesi Nasıl Kullanılır?

Dünya çapında ılıman ülkelerde, geniş bir alanda yetişen, sokaklar ve parklarda yaygın olarak karşılaşılan bu bitki geçmişte çocukların oyunlarında popüler bir araç olarak yüzyıllarca kullanılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında herkesin (çocuklar dahil) at kestanesi toplamasını ve onları hükümete bağışlamasını istemek için bir kampanya yapılmıştır. At kestaneleri Chaim Weizmann tarafından bulunan Clostridium acetobutylicum yöntemiyle ayrıştırılarak askeriyede nişasta kaynağı olarak kullanılmıştır. Weizmann bu süreçte, herhangi bir nişasta kaynağını kullanabilirdi, ancak hükümet, yiyecek kaynaklarını tüketerek kıtlığa yol açmaktan kaçınmak için at kestanelerini istemeyi seçmiştir. II. Dünya Savaşı’nda at kestaneleri yine aynı sebeple tekrar toplanmışlardır.

At kestanesi tohumları (özellikle genç ve taze olanlar), alkaloid saponinler ve glikozitler içermektedir ve hafif zehirlidir. Dokunmak tehlikeli olmasa da, yenildiğinde hastalığa neden olmaktadır. Atlar tarafından tüketilir, titremelere ve koordinasyon eksikliğine neden olabilir.

Tohumların örümcekleri kovduğu söylense de, bu iddiaları destekleyecek çok az kanıt vardır. Saponin bileşeni böcekleri kovabilir ancak bunun örümceklerde etkili olup olmadığı net değildir. Kişisel bakım ürünlerinde çokça kullanılan bir bileşen olan bu bitkinin at kestanesi kremi de bulunmaktadır (1). At kestanesi yağı ve at kestanesi jeli diğer önemli kullanım alanları arasında yer almaktadır. At kestanesi balsamı da popüler ürün tiplerindendir.