Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir?

Böbrek ve üriner sistem taş hastalığı tüm dünyada toplum sağlığını tehdit etmektedir. Toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluşur ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmalar hastalığın daha sık karşımıza cıkmasına sebep olmaktadır.

Tüm yaşam boyunca taş düşürme riski erkeklerde 10 erkekte 1’ken, bu sayı 35-40 kadında 1’dir. Şişli Florence Nightingale Hastanesi, üroloji bölümünden, Doç. Dr. Tunç Özdemir böbrek taşlarının en çok 20-25 yaşları arasında görüldüğüne dikkat çekiyor: “Taş hastalığı her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, sıklık 20-50 yaşları arasında artmaktadır. Genetik yatkınlık, taş oluşumundaki önemli bir risk faktörüdür. ”

SICAKLIK VE HAREKETSİZLİK EN BÜYÜK DÜŞMAN

Taş hastalığı ve hava sıcaklığı arasındaki ilişki eskiden beri bilinmektedir; yaz aylarında hastalığa daha sık rastlanmasının altındaki neden ise giderek artan sıcaklıklar. Hatta sürekli sıcağa maruz kalan işgruplarında, taş hastalığı görülme sıklığının normal popülasyona göre 3-4 kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu nedenle özellikle ailelerinde üriner sistem taş hastalığı olanlar sıcaktan uzak durmalı ve sıcakta kalacaksa daha fazla su tüketmelidir.

OFİS ÇALIŞANLARI TEHLİKEDE!

Yönetim ve büro işinde çalışanlarda taş hastalığı daha sık görülmektedir. Her ne kadar meslek grupları ile taş hastalığı ilişkisini, bireylerin çalışma ortamlarındaki beslenme alışkanlıkları, sıcağa maruz kalma ve su alımı ile birlikte değerlendirmek daha doğru olacaksa da fiziksel aktivitesi kısıtlı olan işlerde çalışanların belli aralıklarla işlerine ara verip en azından yürüyerek egzersiz yapmasında fayda var. Düzenli spor yapmak ve bol su içmek (günde 2.5 – 3 lt.) böbreğin toplayıcı sisteminde kalıp taş oluşumuna neden olabilecek partiküllerin bir an önce idrar yolu sisteminden dışarıya atılmasını sağlamak açısından oldukça önemlidir.

BÖBREKLERDE TAŞ NASIL OLUŞUR?

Böbrekte taşların oluşumu birçok faktörün bir araya gelmesi ile ortaya çıkmaktadır, özetle böbrek taşlarına, normal olarak idrarın içinde bulunan tuz ve minerallerin dengesinin bozulması neden olur. Özellikle beslenme tarzı ve iklim gibi çevresel etkenler, idrarda atılan kristallerin yoğunlaşmasına, kümeleşmesine ve birikip ‘taş’ oluşumuna sebep olmaktadır.Bu kristaller şekillendikten sonra hızla birleşerek böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Normalde idrar içinde bu kristalleşmeyi ve çökmeyi engelleyen ve İnhibitör denilen maddeler vardır. Bu inhibitörler her insanda yeterli miktarda olmayabilir ve bu da taş oluşumunda önemli bir sebeptir.

NASIL BESLENMELİ?

Böbrek ve idrar yollarında taşların oluşumuna yol açan faktörler içerisinde son yıllarda üzerinde çok yoğun olarak durulan önemli faktörlerden bir tanesi de tüketilen yiyecek ve içeceklerin içeriğidir. Az sıvı tüketimi taş oluşumunu daha da artırmaktadır. Bazı besinlerin taş oluşum riskini artırmaktadır: Bu besinler arasında aşırı oranda protein ( kırmızı et, süt ve süt ürünleri),ıspanak, tuz, şekerli ve unlu mamuller, sakatat ürünleri, çikolata, koyu çay, kahve, kola, bira ve soda sayılmaktadır.

FAST FOOD BÖBREK TAŞI OLUŞUMUNA NEDEN OLUYOR!

Taş hastalığının dünyada artmasında protein ve karbonhidrattan zengin, liften fakir beslenme –fast food alışkanlığının önemli bir etken olduğu düşünülmektedir. Şahısların beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi bu açıdan büyük önem taşır duruma gelmiştir, yine idrar söktürücü-diüretik, antiasit ve tiroid ilaçlarının kullanımı, kalsiyum ve D ve C vitamini gibi bazı ilaçların kullanımı riski artırmaktadır.

BÖBREK TAŞI NASIL BELİRTİ VERİR?

Ağrı, en sık rastlanan belirtidir ve şiddetli, bıçak saplanır tarzda genellikle “boşluk” olarak adlandırılan, kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Ağrının şiddeti zaman zaman artıp azalabilir. Çoğunlukla bulantı ve kusma, idrarda kanama ve yanma eşlik edebilir.

Belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanabilir. Bu taşlar, ancak kontrol sırasında ya da başka amaçla yapılmış tetkiklerde tesadüfen saptanır.

Hastalığın tanısında en önemli yaklaşım detaylı hastaöyküsü ve titiz bir fizik muayenedir.