Vücudunuzu Ramazan’a Hazırlamanın Yolları Nelerdir?

Ramazana sayılı günler kala yapacağımız değişiklikler vücudumuzu ramazana hazırlayacaktır. Bu sene de yaz günlerine denk gelen ramazan ayı, normal beslenme düzenimizin dışına çıktığımız, öğün sistemimizin değiştiği ve açlık süresinin uzadığı bir dönemdir. Yaz sıcaklarında tutacağımız oruca kendimizi alıştırmak için beslenme düzenimizde değişiklikler yapmak gerekecek.

Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Derya Fidan,  Ramazan ayını daha zinde bir metabolizma için yapmamız gerekenleri sıraladı.

Dyt. Derya Fidan, “Ramazan’a girmeden yapacağımız en önemli bir diğer hazırlık ise porsiyonlarımızı küçültmek olur. Ramazan’da kurulan büyük sofralarda kendimizi kaybetmemek için şimdiden porsiyonlarımızı iyi ayarlamalıyız. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için bütün besin gruplarından az miktarda tabağımıza almalıyız. Sağlıklı besinleri doğru pişirme yöntemleriyle pişirmeye başlayarak hem damak tadımızın bu değişikliklere alışmasına hem de Ramazan’da oluşabilecek mide rahatsızlıklarının önüne geçmemize fırsat tanıyacaktır. Sebzeler ve meyveler mide ve bağırsak işlevimizi artıracağından sindirim sistemimizi rahatlatacaktır. Bu günden başlayarak salata tüketimimizi artırırsak Ramazan’da bu düzeni devam ettirmek daha kolay olacaktır. Yağlı ve tuzlu yemekleri günlük yaşantımızda da tercih etmediğimiz gibi ramazanda da bizim için risk grubunda olarak görmeliyiz. Kilo almamızın başlıca sebeplerinden olan bu yemeklerden ramazana girmeden uzak durmaya başlamalıyız. Et, tavuk, balık yemeklerini fırında, ızgara ve ya haşlama yöntemleriyle yapmamız, yediğimiz besinlerden en iyi şekilde yaralanmamızı sağlayacaktır. Uzun süreli açlık sonrası tüketeceğimiz tatlılar kan şekerimizde hızlı oynamalara sebep olacağı için şimdiden tatlı tüketiminde aşırıya kaçmamaya dikkat etmeliyiz. Tatlı ihtiyacımızı taze ve kuru meyve gibi doğal yollarla karşılamalıyız. Ramazan öncesinde, ramazanda ve sonrasında tüketmememiz gereken asitli içecekleri, hazır meyve sularını ve kalorisi yüksek sıvı içecekleri hayatımızdan çıkarmak için en iyi zaman şimdi. İçtiğiniz suları çeşnilendirerek hem daha rahat içilebilir forma getirebilir hem de ramazan öncesi toksinlerden arınabilirsiniz. Harekete geçmek için geç kalmayın!’’ açıklamasını yaptı.

Ramazana hazırlık için toksin atıcı mucizevi içeçek:

  • 2.0 lt su
  • 2 adet yeşil elma
  • 1 adet limon
  • 1 tatlı kaşığı tane karanfil
  • 1 tatlı kaşığı top karabiber
  • 1 adet orta boy kabuk tarçın

Tüm malzemeleri bir tencereye koyun, kaynamaya başladıktan sonra 15 dk bekleyip altını kapatın, içindeki malzemeleri süzdükten sonra gün boyu bu suyu tüketebilirsiniz. Bu tarif sizi hem toksinlerden arındıracak hem de yağ yakımının aktive ettiği için ramazan ayına daha fit girmenize yardımcı olacaktır.

Ramazan’ı 8 adımda sağlıklı karşılayın!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, 8 adımda Ramazan’ı sağlıklı karşılamanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pek çok evde Ramazan hazırlıkları yapılıyor; kimileri iftar ve sahurda kolaylık olsun diye sarmalar sarıp, börekler açıp dondurucuya koyuyor, kimileri kıştan yıpranan, mevsim geçişiyle dengesi bozulan vücudunu yaklaşık 17 saat sürecek oruç sürecine hazırlamaya çalışıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, cuma gecesi kalkılacak ilk sahurla birlikte başlayacak uzun açlık ve susuzluk süreci öncesi metabolizmanın işleyişini Ramazan’a hazırlamanın faydalı olduğunu belirtiyor. Bunun için beslenme alışkanlıkları ve uyku düzeninde birkaç gün önceden bazı değişiklikler yapmak gerektiğini söyleyen Ayça Güleryüz “Uzun süren açlık ve susuzluk başta mide sağlığı olmak üzere sindirim sisteminde değişikliklere neden olmaktadır. Ramazan’a 3 gün kala bu değişikliklere adaptasyonu bazı basit ama etkili önerilerle sağlamak mümkün” diyor.

Kahvaltınızı daha erken yapın

Kahvaltı gün boyu kişiyi zinde tutan en önemli öğün. Kahvaltı yapmama alışkanlığınız varsa mutlaka oruç öncesi şimdiden kahvaltı yapmaya kendinizi alıştırın. Kahvaltınızı düzenli yapıyorsanız her zamankinden daha erken saatte yapmaya başlayın.

Ağır yiyeceklerden kaçının

Ramazan öncesi yağlı, şekerli ve tuzlu besinleri azaltın. Lif içeriği yüksek sebze ve meyve tüketin. Böylece sindirim sisteminiz rahatlayacak ve uzun açlık sürecine daha kolay uyum sağlayacaksınız. Meyvelerdeki şeker oranının da yüksek olduğunu hatırlayın ve günde bir iki porsiyon ile sınırlandırın.

Mide sorununuz varsa mutlaka doktora danışın

Kişi acıktığında midesinde asit salgısı ve sindirim sisteminin hareketliliği azalıyor. Uzun süreli açlık aktif mide ülseri, oniki parmak barsağı ülseri ve gastriti olan hastalarda yakınmaların artmasına neden olabiliyor. Midenizde ülser veya başka bir rahatsızlık varsa mutlaka doktora danışın. Sürekli asit baskılayıcı mide ilacı kullanan reflü hastaları ilaçlarını sahurdan 30-60 dakika önce almalı.

Porsiyonlarınızı küçültün

Oruca sayılı günler kala özellikle öğle yemeklerinde porsiyonları küçültün, salata gibi hafif yiyecekleri tercih edin, ara öğünleri azaltın. Böylece uzun süren açlığa vücudunuzun daha kolay adapte olmasını sağlayacaksınız.

Uyku düzeninizi ayarlayın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz “Ramazan; iftar ve sahur saatleri nedeniyle oruç tutanların biyolojik saatinin değiştiği bir dönem. Ramazan öncesi normal uyku saatinizden 1-2 saat önce uyumanız bu süreçte sahura kalkmanızı kolaylaştıracak ve gün içerisinde uykusuzluğa bağlı halsizlik ve yorgunluk hissetmenizi önleyecektir” diyor.

Su tüketiminizi artırın

Birçok kişi için Ramazan’da en büyük sorun açlıktan çok susuzluk oluyor. Üstelik yaz aylarında terleme ve idrar yolu ile su atılımı artıyor. Ramazan ayı öncesi su tüketmeyerek susuzluğa alışılacağının düşünülmesi oldukça yanlış. Günde en az 8-10 bardak su tüketin, su kaybını artıran kafeinli içeceklerin tüketimini sınırlandırın.

Ağrı kesici ilaçları sık kullanmayın

Ağrı kesici ilaçların kullanımı midede tahriş ya da ülser oluşumunu kolaylaştırıyor. Bu nedenle bilinçsiz ağrı kesici kullanmamak, ağrının nedenini ortaya çıkarmak için doktora gitmek gerekiyor. Oruç tutacak kişilerin de şimdiden bilinçsiz ilaç kullanımına son vermesi şart.